sleep etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sleep etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Rüyalar Nasıl Kaydedilir ?


Bazen gördüğümüz rüyalardan etkileniriz. Kimi zaman etkisinde öyle kalırız ki birilerine anlatmak isteriz. Ancak hiçbir rüyamızı gördüğümüz gibi anlatmayı başaramayız. Böyle zamanlarda belki de, keşke rüyalarımızı kaydetme imkanımız olsaydı, diye düşünürüz. Acaba rüyaları kaydetmek mümkün müdür,hiç düşündünüz mü?



Dr. Kleitman, uykularını müşahede altında tuttuğu kimselerin rüyalarını EEG (elektroensefalogranik) ve EKG (elektrokardiagramlarını) cihazlarla tespite başladı. Bu çalışmaların sonucunda; rüyanın varlığına delil olarak gösterdiği göz hareketlerine, heyecana bağlı kalp atışlarına da ilave etmiş oldu.

EEG’nin verdiği sonuç oldukça dikkat çekiciydi. Rüyanın başladığı andan itibaren, ağır bir ahenk içinde devam eden uyku halini gösteren çizgiler ritmik bir hal alıyor, uyanıklık halindeki şekilleriyle cihazın kağıt şeridi üzerine kaydoluyordu.

Sekiz kişi üzerinde yapılan bu deneyler on gün devam etti. Her defasında elektronik cihazın kaydettiği eğri büğrü çizgiler dikkatle incelendi. Ve şu sonuca varıldı: Rüya ,uykunun yüzde yirmilik bir bölümünü teşkil etmektedir. Bu durumda; sekiz saat uyuyan bir insanın uykusunun ilk saati ağır ve rüyasız geçmektedir. Bundan sonraki on dakika içinde rüya görülmekte ve sonra yine bir buçuk saat sürecek ağır uyku devresi başlamaktadır. Sonra yirmi dakıkalık bir rüya ve yine bir buçuk saatlik ağır uyku.. Uykunun bundan sonraki kısmında ise otuz dakikalık bir rüya faslı daha vardır. Nihayet yine uyku ve onu da uyanma takip eder.

Neden Sarhoş Oluruz?


        İçki içmek,kıvamını kaçırdığımızda oldukça tehlikeli sonuçlara yol açabilir.Fazla içkiyle sarhoş olan insan,kontrolünü sağlayamadığı için davranışları tutarsızlaşır ve konuşmaları anlaşılmaz hale gelir.İçkiliyken araba kullanıp kaza geçiren pek çok insanın başına gelenleri haberlerde duymuşuzdur.Ya da suç işleyenlerin kendilerini ‘sarhoştum’ diyerek savunduklarını..Peki,aklı başında bir insanın kontrolünü yitirmesine sebep olan sarhoşluk nasıl olur?

          Alkol ağız ve yemek borusu ile temas ettikten sonra,ciddi miktarda kana karıştığı ilk durak olan mideye gelir.Ancak alkolün kana karışması en çok ince bağırsaklarda olur.Büyük bir kısmı ince bağırsaklarda kana geçen alkol,derhal merkezi sinir sistemimizi etkilemeye başlar.Birkaç dakika sonra beyne geçerek sinir hücrelerini etkiler ve mesaj iletimini yavaşlatır.İçmeye devam edilirse beyindeki görme,denge,konuşma ve muhakeme ilke ilgili sinir merkezleri etkilenmeye başlar.Bu arada alkolün baskılayıcı etkilerini yenebilmek için,kalp kası zorlanır ve nabız atar.Biraz daha içilirse şuur kaybı meydana gelebilir.Daha da devam edilirse,alkolün kandaki oranı alkol zehirlenmesi seviyesine ulaşır,solunum yetmezliği nedeniyle ölüm kaçınılmaz olur.Alkol oldukça yavaş yakılır.100 gr. saf alkolün vücutta yakılması yaklaşık on saat sürer.

Uykusuzluğa Ne Kadar Dayanabiliriz


Uyku insanoğlunun en temel ihtiyaçlarından birisidir. Az uyuduğumuz ya da hiç uyuyamadığımız günlerde kendimizi hayattan bezmiş gibi hissederiz. Kendimize gelmemiz için bir kaç saatlik bir uykunun bile yeteceğini düşünürüz böyle zamanlarda..

Az uyumanın bile dengemizi bozduğunu düşünürsek, acaba insan hiç uyumadan kaç saat yaşayabilir?Bu sorunun deneysel olarak cevabı 264 saat, yani yaklaşık on bir gündür. Şaşırtıcı ama 1965 senesinde, Randy Gardner adında, on yedi yaşında bir lise öğrencisi, bir bilim fuarında bu dünya rekorunu elde etti.



Başka birçok araştırmada, normal bireylerin sekiz günden on güne kadar uyanık kaldığı, dikkatle yürütülen deneyler yapılmıştır. Bu bireylerden hiçbirinde ciddi tıbbi, sinirsel, fizyolojik ya da psikiyatrik problemler görülmemiştir.

Bununla birlikte, deneye katılanların hepsinin de, uykusuzluk arttıkça, ilerleyen ve belirginleşen bir şekilde konsantrasyon sağlamada, motive olmada, algılamada ve diğer yüksek zihinsel süreçlerde zayıfladıkları gözlenmiştir. Buna rağmen, bütün denekler, bir-iki günlük uykudan sonra normal hallerine dönmüşlerdir.

Chicago Üniversitesi’nde, Allan Rechtschaffen’in uyku labaratuvarında farelerle yaptığı deneylerde, iki hafta boyunca uyumamanın bu hayvanlarda ölümle sonuçlandığı görülmüştür. Uykuya dalıp dalmadıklarını anlamak için, bu sıçanların beyin dalgaları sürekli olarak kontrol edilmiştir. Hayvanlar her seferinde ,uykuya dalar dalmaz uyandırılmıştır. Ölüm sebebi kesin olarak açıklanmamış fakat hipermetabolizmayla ilgili olabileceği öne sürülmüştür.

Çok nadir görülen Morvan sendromu gibi bazı hastalıklarda da hastanın aylarca hiç uyuyamadığına rastlanmıştır. Hastanın kendini uykulu ya da yorgun hissetmediği, fakat genellikle aynı zaman aralığında halüsinasyonlar gördüğü saptanmıştır.

Sonuç olarak uykusuzluktan ölen hiçbir insan rapor edilmiş değildir. Fakat uykunun ertelenebilse de hayatımızdan çıkaramayacağımız bir şey olduğu bir gerçektir.