Böcekler Neden Işığa Doğru Uçar
Etiketler:
Böcek,
Işık,
İlginç Şeyler,
Kelebek
İş Hayatında Nasıl Başarılı Olunur ?
Etiketler:
Başarı,
ekonomi,
İnsan İlişkileri,
İş dünyası,
Kariyer,
Şirket
Karanlıktan Neden Korkuyoruz
Elektrikler kesildiğinde içimizi bir korku kaplar ve etrafımızı daha dikkatli gözlemlemeye başlarız. En ufak bir tıkırtı bile ürpermemize neden olabilir. Sadece elektrik kesildiğinde değil, karanlıkta kaldığımız zamanlarda hep korku duyarız. Peki, doğaya bu kadar hükmeden insanoğlu karanlıktan neden bu kadar korkar?
Etiketler:
İlginç Şeyler,
Karanlık,
Psikoloji
Hayvanlar Yalnız Başına Doğururken İnsanlar Neden Yardım Alır
Hepimiz öyle ya da böyle sokak hayvanlarıyla iletişim halindeyiz.Etrafta hamile kediler ve köpekler görürüz.Bir süre sonra yavrular doğar ve anneleriyle birlikte yaşamaya başlarlar.İnsan doğumunun zorluğu göz önüne alındığında,hayvanların kendi kendilerine doğurmaları ve doğumdan hemen sonra ayağa kalkabilmeleri gerçekten tuhaftır.Peki,insanlar neden doğum esnasında yardıma ihtiyaç duyarlar?
Etiketler:
Doğum,
İlginç Şeyler,
Sağlık
Biberden Ağzımız Yanınca Su İçmek Neden İşe Yaramaz
Kızgın Yağa Su Damlayınca Neden Sıçrar?
Kızartma yaparken kızgın tavaya damlayan su hemen sıçramaya başlar ve irkilmemize neden olur.Kendimizi korumak adına ilk yaptığımız şey de tavanın kapağını kapatmaktır.
Etiketler:
İlginç Şeyler,
Yağ
Erkeklerde Kadınlık, Kadınlarda Erkeklik Hormonu Neden Bulunur
Hormonun ne olduğunu hepimiz biliyoruz.Peki çok yazıda kadınlarda kıl oluşumunun erkeklik hormonları yüzünden olduğunu,aynı şekilde erkeklerdeki ses incelmesinde kadınlık hormonlarının etkili olabileceğini okumuşuzdur.Kadın ve erkek ayrı cinsler olduğuna göre,neden erkekte kadınlık hormonu,kadında erkeklik hormonu bulunur?
Etiketler:
Hormon Östrojen,
İlginç Şeyler,
Kellik,
Sağlık
Nane Neden Ferahlık Hissi Verir ?
Nane,bitki olarak tüketilmesinin yanında,günümüzde pek çok üründe de bulunur. Nane aromalı sakızlar,nane etkili diş macunları,naneli şekerler her marketin raflarını süsler ve çok satarlar.Çünkü nanenin ağzımıza yaydığı ferahlık hissi hoşumuza gider.Peki,nane bu ferahlık hissini neden verir?
Nanenin verdiği ferahlık hissinden asıl sorumlu olan madde,mentol olarak bilinen alkoldür. Nane içeriğindeki mentolün buharlaşması sırasında,tıpkı kolonyanın cildimizden buharlaşması esnasında hissettiğimiz serinlemeye benzer bir ferahlık hissderiz. Her iki olay da,alkolün ortamdan ısı alıcı buharlaşma tepkimesi sonucu gerçekleşir.
Etiketler:
Bitkiler,
İlginç Şeyler
Fosforlu Bir Cisim Karanlıkta Nasıl Parlar ?
Gece Karanlığında aracınızla ilerlerken yol kenarında parlayan trafik ikaz levhaları mutlaka dikkatinizi çekmiştir. Aynı şekilde saatlerin kadranları ve herhangi bir fosforlu cisim de geceleri parlarlar Bir maddenin ışık olmadan parlayamayacağı göz önünde bulundurulduğunda bu bize şaşırtıcı gelir. Peki fosfor nasıl olur da karanlıkta parlayabilir ?
Fosforlu bir cisim, ışık altındayken bir bakıma depolamış olduğu enerjiyi karanlıkta yaymaya devam eder. Fosfor gibi bir maddeyi oluşturan atomların dış elektronları gün ışığına maruz kaldıklarında yüksek bir enerji düzeyine uyarılmış olurlar. Ancak bu arada spinleri değişmiş olduğundan eski düzeyine geri dönemezler. Ta ki uygun bir termal enerji dürtüsüyle bunu yapabilir hale gelene kadar. Bu da zaman alır ve sonuç olarak fosforesan maddelerin ışık altındayken uyarılan elektronları ışık kaynağı ortadan kalktıktan sonra da yavaş yavaş eski konumlarına dönmeye devam eder bu arada da ışırlar.
Fosforlu bir cisim, ışık altındayken bir bakıma depolamış olduğu enerjiyi karanlıkta yaymaya devam eder. Fosfor gibi bir maddeyi oluşturan atomların dış elektronları gün ışığına maruz kaldıklarında yüksek bir enerji düzeyine uyarılmış olurlar. Ancak bu arada spinleri değişmiş olduğundan eski düzeyine geri dönemezler. Ta ki uygun bir termal enerji dürtüsüyle bunu yapabilir hale gelene kadar. Bu da zaman alır ve sonuç olarak fosforesan maddelerin ışık altındayken uyarılan elektronları ışık kaynağı ortadan kalktıktan sonra da yavaş yavaş eski konumlarına dönmeye devam eder bu arada da ışırlar.
Etiketler:
Fosfor,
İlginç Şeyler,
Radyasyon
İngilizce'de Hindiye Niçin TURKEY Deniliyor?
İngilizcede hindinin anlamının Turkey olduğunu öğrendiğimizde hepimiz bunu yadırgarız.Çünkü bu hayvanlarla Türkler arasında nasıl bir bağlantı kurulduğunu anlamayız.Ya da tamamen bir ses benzerliğimidir,bilemeyiz.Peki,bunun cevabının tarihte olduğunu biliyor muydunuz?
Hindi aslında Amerika kıtasının yerlisidir.Vahşi hindi cinsleri Kristof Kolomb kıtayı keşfetmeden de önce Kuzey Amerika’da yaşıyordu.Amerikan hindileri Avrupa’ya 1519 yılında İspanyollar tarafından getirilmiş,1541 yılında İngiltere’ye ulaşmışlardı.
İngilizler o zamanlar Türk toprakları olan Batı Afrika’dan portekizli tüccarların getirdikleri Afrika hindisi veya yine Türkiye üzerinden getirilen Hint tavuğunu tanıyorlardı.Ancak Amerika’dan gelen Hindileri görünce şaşıran İngilizler,bunların da Afrika hindisinin veya Hint tavuğunun bir türü olduğunu düşündüler.Gerçi sonunda Amerikalı hindilerin diğerlerinden farklı olduğunu anlamıştı;ama bu Amerikan kökenli kuşun adı 17. yüzyılda Amerika’ya göç eden İngiliz göçmenler sayesinde dillerine ‘Turkey’ olarak yerleşti.
İngilizler o zamanlar Türk toprakları olan Batı Afrika’dan portekizli tüccarların getirdikleri Afrika hindisi veya yine Türkiye üzerinden getirilen Hint tavuğunu tanıyorlardı.Ancak Amerika’dan gelen Hindileri görünce şaşıran İngilizler,bunların da Afrika hindisinin veya Hint tavuğunun bir türü olduğunu düşündüler.Gerçi sonunda Amerikalı hindilerin diğerlerinden farklı olduğunu anlamıştı;ama bu Amerikan kökenli kuşun adı 17. yüzyılda Amerika’ya göç eden İngiliz göçmenler sayesinde dillerine ‘Turkey’ olarak yerleşti.
Etiketler:
Aslında Şöyle,
Hayvanlar,
Hindi,
Kuşlar,
Turkey
Sayılar Nasıl Ortaya Çıktı
Sayılar günlük hayatımızdaki pek çok şeyi kolaylaştırmak için bize yardımcı olurlar.Eğer sayılar olmasaydı bir kaos yaşayacağımız ortada.Medeniyetin bunca ilerlemesinde,sayı sisteminin kurulmuş olmasının etkisini kimse inkar edemez.Peki,ama dünyayı değiştiren şeylerden biri olan sayı sistemi nasıl ortaya çıkmıştır,biliyor musunuz?
Bilinen en eski sayma sistemlerinden biri,eski Mısırlılara ait olanıdır.Eski Mısırlıların kullandıkları resim yazısının (hiyeroglif) başlangıç tarihi, M.Ö. 3300 yılına kadar gider.Mısırlılar yaklaşık 5300 yıl önce,milyona kadar olan sayıları kapsayan bir sistem geliştirmişlerdir.Eski mısırlılara ait sayma sistemi, ilkçağ mağara insanının önceleri kullandığı sayma sisteminin gelişmiş şeklidir.
Etiketler:
Aslında Şöyle,
bilim,
Matematik,
Sayılar
Tavşanın Gözüne Işık Tutulunca Neden Hareketsiz Kalır
Avcılar bunu çok iyi bilirler.Akşamları ava çıktıklarında yanlarında mutlaka fener vb. bir şey getirmeleri gerekir.Bu,etrafı aydınlatmasının yanında,av için de yararlı bir şeydir.Çünkü akşam dolaşan hayvanlar,gözlerine ışık tutulduğunda yerlerine yapışıp kalıverirler ve kolay bir hedefe dönüşürler.Peki neden?
Etkinliklerini gece yapan memeli hayvanların gözlerindeki retinada çubuk biçimindeki görme hücreleri fazla olur.Etkinliklerini günlük yapan memeli hayvanlardaysa koni biçimindeki görme hücreleri fazla olur.Tavşanlar da etkinliklerini gece yapanlardandır. Dolayısıyla gözleri karanlığa ya da az ışıkta görmeye uyum sağlamıştır.Birden güçlü bir ışık kaynağı,göze tutulduğunda geçici körlük gibi bir durum ortaya çıkar ve hayvan kendini tehlikeye atmamak için hareket etmez.Ancak çok yaklaşılırsa o zaman hızlı biçimde kaçabilir.Bunun yanında gece yapılan dalışlarda da benzer bir durum oluşur.Fenerle girilen dalışlarda,fener balıklara tutulduğunda balıklar hareketsiz kalır.
Etiketler:
Hayvanlar,
İlginç Şeyler,
Tavşan
Karşınızda Esneyen Biri Olduğunda Neden Biz De Esneriz?
Hepimizin başına gelmiştir.Bir ortamda arkadaşlarla otururken,karşımızdaki arkadaşlardan biri esnemeye başlar ve ortada bulaşıcı bir hastalık varmış gibi bu,hepimizi etkiler ve biz de tepkisel olarak esneriz.Her ne kadar kendimize engel olmaya çalışsak da hiçbir işe yaramaz ve bir kişinin başlattığı esneme olayı,nükleer bir reaksiyon gibi ortamdaki tüm insanların da esnemesine neden olur.Peki neden?
Araştırmacılara göre,esnemeyle ilgili konuşmak ya da bunu düşünmek bile esnememizle sonuçlanabiliyor.Ancak esnemenin bulaşıcılığının nedeni hala tam olarak anlaşılmış değil.
Kimi bilim adamlarına göre esneme aslında bulaşıcı değildir.Buna sebep olarak kişinin,eğer isterse esnemesini engelleyebileceğini,bulaşıcı olarak nitelendirilen bir şeyin ise kişi tarafından ne olursa olsun engellenemeyecek bir eylem olması gerektiğini söylüyorlar.
Maymunları gözlemleyen bazı araştırmacılar,bu hayvanların esnemeyi bir iletişim aracı olarak kullandıklarını görmüşler.Lider maymun değişiklik zamanı olduğunu bildirmek için esner,diğer maymunlar da onu takip edeceklerini bildirmek için esnerler.Bu hayvanlarda esnemekigrup davranışını eş zamanlı hale getirmeye yarar.
Bu bulaşıcılığın sebebi henüz tam olarak bulunamadığına göre,karşımızda esneyen biri varken ya esnememek için daha çok çaba harcamak ya da ortamdan hemen uzaklaşmaktan başka yapabileceğimiz hiçbir şey olmadığı apaçık ortada.
Araştırmacılara göre,esnemeyle ilgili konuşmak ya da bunu düşünmek bile esnememizle sonuçlanabiliyor.Ancak esnemenin bulaşıcılığının nedeni hala tam olarak anlaşılmış değil.
Kimi bilim adamlarına göre esneme aslında bulaşıcı değildir.Buna sebep olarak kişinin,eğer isterse esnemesini engelleyebileceğini,bulaşıcı olarak nitelendirilen bir şeyin ise kişi tarafından ne olursa olsun engellenemeyecek bir eylem olması gerektiğini söylüyorlar.
Maymunları gözlemleyen bazı araştırmacılar,bu hayvanların esnemeyi bir iletişim aracı olarak kullandıklarını görmüşler.Lider maymun değişiklik zamanı olduğunu bildirmek için esner,diğer maymunlar da onu takip edeceklerini bildirmek için esnerler.Bu hayvanlarda esnemekigrup davranışını eş zamanlı hale getirmeye yarar.
Bu bulaşıcılığın sebebi henüz tam olarak bulunamadığına göre,karşımızda esneyen biri varken ya esnememek için daha çok çaba harcamak ya da ortamdan hemen uzaklaşmaktan başka yapabileceğimiz hiçbir şey olmadığı apaçık ortada.
Etiketler:
Esneme,
İlginç Şeyler,
uyku
Dalgıçlar Denize Neden Sırt Üstü Atlarlar?
Dalgıçlar suya girerken çeşitli teknikler kullanırlar. Bu teknikleri üzerlerindeki ağır malzemelerden dolayı suya güvenli biçimde girmek için kullanırlar.
Kıyıdan yürüyerek suya girilecekse, tüm malzemeler Kuşanıldıktan sonra geri geri yürüyerek suya girilir ve uygun derinliğe gelince yüzme pozisyonuna geçilir. Suya tekneden girilecekse, suya atlama kısmına gelip, sıçramadan ileriye doğru geniş bir adım atılarak ayaküstü suya girilir. Böylece hem malzemelerin bir yerlere takılması önlenir, hem de dalgıcın üzerindeki ağırlık dalgıca zarar vermez. Eğer küçük bir bottan suya girilecekse, botta ağaya kalkmak ve dengede durmak zor olacağından, botun kenarından denize sırtüstü atlanır. Böylece tüpün ağırlı ilk olarak suya girer ve vücuda bir zarar vermez.
Kıyıdan yürüyerek suya girilecekse, tüm malzemeler Kuşanıldıktan sonra geri geri yürüyerek suya girilir ve uygun derinliğe gelince yüzme pozisyonuna geçilir. Suya tekneden girilecekse, suya atlama kısmına gelip, sıçramadan ileriye doğru geniş bir adım atılarak ayaküstü suya girilir. Böylece hem malzemelerin bir yerlere takılması önlenir, hem de dalgıcın üzerindeki ağırlık dalgıca zarar vermez. Eğer küçük bir bottan suya girilecekse, botta ağaya kalkmak ve dengede durmak zor olacağından, botun kenarından denize sırtüstü atlanır. Böylece tüpün ağırlı ilk olarak suya girer ve vücuda bir zarar vermez.
Tüm suya giriş tekniklerde amaç dalgıcın güvenli biçimde suya girmesini sağlamaktır.
Etiketler:
Dalgıç,
Deniz,
İlginç Şeyler
Yaprak Döken Bir Bitki Nasıl Solunum Yapabilir
Bitkilerde solunum organının yapraklar olduğunu hepimiz biliriz.Yapraklar sayesinde fotosentez yapan bitki yaşamaya devam eder.Buna rağmen kışın yapraklarını döken bitkiler de yaşamlarını sürdürürler.Peki,nasıl oluyor da solunum organları kışın döküldüğü halde bitkiler canlı kalabiliyorlar?
Yapraklarını döken bitkiler kışları fotosentez yapamazlar;çünkü fotosentez için yapraklarda bulunan klorofillere ihtiyaçları vardır.Bu yüzden sıcak havalarda,yani yaprakları henüz dökülmemişken bol bol besin depolarlar.Depolanan bu besin nişastadır.Kış geldiğinde bir bitki,yaşamını devam ettirebilmek için depoladığı nişastayı oksijenli solunumla yakar ve enerji elde eder.
Yapraklarla her ne kadar hem fotosentez hem de solunum yapılabiliyor olsa da,aslında bitkinin başka bölümlerinde de oksijenli solunum yapılması mümkündür.Bir bitkide bulunan tek canlı yapılar yapraklar değildir.Odunsu bitkilerin gövdesi ve kökleri de canlı hücrelerden oluşur.Tabii ki bu hücrelerin her biri de,diğer bütün canlı hücreler gibi,oksijenli solunum gerçekleştiren organeller olan mitokondrilere sahiptir.
Bitkilerin kabuğunda bulunan ve lentisel adı verilen delik ve küçük açıklıklar da bitkinin hava alışverişini sağlarlar.
Etiketler:
Bitkiler,
İlginç Şeyler,
Solunum
Yürüyen Merdiven Nasıl Yürür
Günümüzde,alışveriş merkezlerinde katlar arasındaki geçişi yürüyen merdivenler sağlar.Keza metrolarda da yürüyen merdivenlere rastlarız.Hiçbir emek harcamamıza gerek kalmadan,bir üst kata çıkmaktan daha güzel ne olabilir ki?Peki,gündelik yaşamımızda pek çok yerde karşımıza çıkan yürüyen merdivenler nasıl yürür,biliyor musunuz?
Yürüyen merdivenin basamakları,bir çark ayrıcalığıyla hareket eden bir zincire bağlıdır.Bu çarkın hareketi ise bir elektrik motoru tarafından sağlanır.Hareketi sağlayan çarkın yanı sıra,zincirin diğer uçtan geri dönmesini sağlayan ikinci bir çark daha vardır.Bu yapıyı bisikletin zincirine ve çarklarına benzetebiliriz.Basamaklar,bu ikili ray sistemi üzerinden kayarlar.Basamakların her iki tarafında,raylar üzerinde kaymalarını sağlayan birer çift teker bulunur.Raylar,merdivenin tepesi ve en altı dışında birbirine paraleldir.Tepede ve aşağıda,iç tarafta bulunan ray,dış taraftakinin altındaki hizada kalır.Bu sayede her basamak bir önceki ile aynı hizaya gelmiş olur.Basamaklar bu yolla,merdivenin sonunda düz bir platform oluştururlar ve çarkın etrafından dolanarak,yürüyen merdivenin alt kısmına geçerler.
Yürüyen merdivenin basamakları,bir çark ayrıcalığıyla hareket eden bir zincire bağlıdır.Bu çarkın hareketi ise bir elektrik motoru tarafından sağlanır.Hareketi sağlayan çarkın yanı sıra,zincirin diğer uçtan geri dönmesini sağlayan ikinci bir çark daha vardır.Bu yapıyı bisikletin zincirine ve çarklarına benzetebiliriz.Basamaklar,bu ikili ray sistemi üzerinden kayarlar.Basamakların her iki tarafında,raylar üzerinde kaymalarını sağlayan birer çift teker bulunur.Raylar,merdivenin tepesi ve en altı dışında birbirine paraleldir.Tepede ve aşağıda,iç tarafta bulunan ray,dış taraftakinin altındaki hizada kalır.Bu sayede her basamak bir önceki ile aynı hizaya gelmiş olur.Basamaklar bu yolla,merdivenin sonunda düz bir platform oluştururlar ve çarkın etrafından dolanarak,yürüyen merdivenin alt kısmına geçerler.
Etiketler:
Aslında Şöyle,
Makine,
Mekanik,
Merdiven
Neden Horlarız
Çoğu kadının kocasından en fazla şikayet ettiği konuların başında horlaması gelir.Belli bir yaşın üzerindeki insanların daha fazla horladığını hepimiz fark etmişizdir.Babalarımız,dedelerimiz geceleri uyurken evde bir horultu fırtınası oluşur.Peki,neden horladığımızı hiç düşündünüz mü?
Uyku halindeyken, vücudun her yerindeki kaslar gevşer ve rahatlar. Nefes yollarının üst (yukarı) bölümünde, nefes yolunu açık tutmak ile görevli olan kas sıraları ve yumuşak dokular bulunur. Uyku haline girildiğinde, bu kasların da gevşemesi ile nefes yolu daralır ve bazı insanlarda nefes yolunu kısmen de olsa kapatır. Bu nedenle de, alınan hava akciğerlere rahat bir şekilde gidemez. Horlama esnasında duyulan ses de, nefes yollarının üst bölümünde bulunan bu gevşek ve yumuşak dokuların titreşimi nedeniyle ortaya çıkar.
Yaşlandıkça horlama ihtimalinin artmasının nedeni, yaşlanma ile birlikte kas dokuda görülen yumuşamadır. Belirli bir derecenin üzerinde kilo fazlalığı da bu kas dokuda yağ birikimi nedeniyle kalınlaşmaya neden olacağı için, horlama ihtimalini yükseltir.
Etiketler:
Doktor,
Horlama,
İlginç Şeyler,
Sağlık
Saatlerce Spor Yapmaya Eşdeğer Birkaç Dakikalık Egzersiz Keşfedildi
ABD'deki İnsan Performansı Enstitüsü'nden bilim insanları, saatlerce spor salonlarında çalışmaya ya da koşmaya eşdeğer olan yedi dakikalık bir egzersiz programı açıkladı.
Uzmanlar, sadece kendi ağırlığınızı kullanarak yapabileceğiniz 12 hareketten oluşan bu egzersizdeki hareketlerin her birine 30 saniye ayırmanızı ve aralarda en fazla 10 saniye dinlenmenizi öneriyor.
Araştırmayı yapan uzmanlar, hareketler arasındaki sürelerin kısalmasının egzersizin faydasını ve yakılan yağ oranını artırdığını belirtti.
İşte 12 hareketten oluşan "mucize egzersiz"...
1- Isınma
2- Oturur vaziyette duvara yaslanma
3- Şınav
4- Karın kası egzersizi
5- Sandalye Adımlama
6- Çömelme
7- Sandalye ile Triceps egzersizi
8- Planking
9- Dizleri çekerek olduğunuz yerde koşma
10- Tek ayak üzerinde diz çökme
11- Şınav ile dönüş
12- Side plank
Rüyalar Nasıl Kaydedilir ?
Dr. Kleitman, uykularını müşahede altında tuttuğu kimselerin rüyalarını EEG (elektroensefalogranik) ve EKG (elektrokardiagramlarını) cihazlarla tespite başladı. Bu çalışmaların sonucunda; rüyanın varlığına delil olarak gösterdiği göz hareketlerine, heyecana bağlı kalp atışlarına da ilave etmiş oldu.
EEG’nin verdiği sonuç oldukça dikkat çekiciydi. Rüyanın başladığı andan itibaren, ağır bir ahenk içinde devam eden uyku halini gösteren çizgiler ritmik bir hal alıyor, uyanıklık halindeki şekilleriyle cihazın kağıt şeridi üzerine kaydoluyordu.
Sekiz kişi üzerinde yapılan bu deneyler on gün devam etti. Her defasında elektronik cihazın kaydettiği eğri büğrü çizgiler dikkatle incelendi. Ve şu sonuca varıldı: Rüya ,uykunun yüzde yirmilik bir bölümünü teşkil etmektedir. Bu durumda; sekiz saat uyuyan bir insanın uykusunun ilk saati ağır ve rüyasız geçmektedir. Bundan sonraki on dakika içinde rüya görülmekte ve sonra yine bir buçuk saat sürecek ağır uyku devresi başlamaktadır. Sonra yirmi dakıkalık bir rüya ve yine bir buçuk saatlik ağır uyku.. Uykunun bundan sonraki kısmında ise otuz dakikalık bir rüya faslı daha vardır. Nihayet yine uyku ve onu da uyanma takip eder.
Neden Hıçkırırız ?
Çoğu zaman hıçkırığımız tutar ve geçmesi için binbir türlü yöntem deneriz.Nefesimizi tutarız,su içeriz ya da başka çözümler ararız.Ama ne yaparsak yapalım,kendiliğinden geçene kadar beklememiz gerekir.Bu süre zarfında her hıçkırmamızda etrafımızdakilerin bakışlarıyla karşılaşırız ve bu da utanmamıza neden olur.Oysa bu kendi isteğimizle yapabildiğimiz bir davranış değildir.Peki,insanlar neden hıçkırırlar?
Hıçkırık,midenin üst bölgesinde ve yemek borusunun alt kısmında bulunan sinirlerin uyarılması sonucunda ortaya çıkar.Uyartı ise gaz varlığı nedeniyle oluşur.Çok hızlı bir şekilde yemek yediğimizde,çoğunlukla besinlerle birlikte hava da yutarız.Bu havanın büyük çoğunluğu bir şekilde zaten geğirmeyle geri çıkar,ancak bir kısmı da besin tabakaları arasında hapsolur.Hıçkırık da,hapsolmuş durumdaki bu havanın yukarıya ve vücut dışına doğru atılmasını sağlayan bir mekanizmadır.Karbonatlı içeceklerin aniden hıçkırığın başlamasına neden olması da bu yüzdendir.Bir nöbet esnasındaki hıçkırıkların arasında geçen zaman,gastrik hareketlere denk gelmektedir ve bu nedenle de düzensizdir.Ancak çoğu zaman,belirli bir süre sonra,bu ritmi yakalayabilirsiniz.Burada yapılması gereken şey,hapsolmuş gazın aşağı ve yukarıya doğru hareketine yardımcı olmaktır.Yukarı doğru harekete yardımcı olmak için yapılabilecek en akıllıca şey,başı yukarıya doğru kaldırarak hava yollarını en etkin bir şekilde açmaktır.Derin nefes alıp vermek de bu noktada diyaframın mide üzerine baskı yapmasına neden olarak yardımcı olabilir.Aşağı doğru harekete yardımcı olmak için çoğu zaman su içilir.Ancak suyu yavaş yavaş ve azar azar içmek gerekir,aksi takdirde daha fazla hava yutmaktan başka bir şey yapmamış oluruz.Benzer şekilde,çiğnemeyi gerektiren hiçbir şeyi yememeliyiz.
Bazen uyartı geçmiş olmasına rağmen hıçkırıklar devam edebilir.Böyle bir durumda da,kısa bir süre sonra hıçkırık son bulacaktır.
Tabii ki olayın psikolojik boyutunu da unutmamak gerekir.Örneğin korkutma yoluyla hıçkırık geçirmek aslında tamamen psikolojiktir.Belirli bir şeyi yapmaya konsantre olmanız veya korkutulmanız gibi durumlar,simpatik sinir sistemini harekete geçireceği için sinirlerin başka bir şekilde uyarılmasına ve rahatlamaya neden olur.
Etiketler:
Hıçkırık,
İlginç Şeyler
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






























